12 Ocak 2013 Cumartesi

istanbul belediyesi nin evde tasarruf yöntemleri kitapçığı

Fırın ve ocakların kullanımında tasarruf için şunlar öneriliyor: “Yiyecekleri düz tabanlı tencerelerde ve tepsilerde pişiriniz. Tencere, tava ve çaydanlık tabanını aşan her alev enerji israfıdır. Mümkünse yiyecekleri mikrodalga fırınlarda pişiriniz. Aynı miktar yiyeceği pişirmek için mikrodalga fırın, klasik fırına göre yüzde 66 daha az enerji tüketir. Tencere ve tepsinizin kapakları sıkıca kapalı ise pişirme tamamlanmadan 2-3 dakika önce fırın ve ocağınızı kapatabilirsiniz. Yemek pişerken fırın kapağını gerekmediği sürece açmayınız. Her kapak açılışında sıcaklık 25-30 derece düşer. Kapaksız kapta yemek pişirirken 3 kat daha fazla enerji tüketmek gerekir.
 
     Enerji tasarrufu için, fırın çalıştırıldığında 2-3 tür yemeği aynı anda pişirmeniz tavsiye edilir. Isının ve nemin tencere veya tepsi içinde tutulması için kapaklar hava sızdırmaz olmalı. Bu durum yemeğin hızlı pişmesine neden olur. Mikrodalga fırınlarda suyunuzu hemen kaynatabilirsiniz. Bu su ile çay ve çorbanızı pişirebilir, böylece hem enerjiden hem de zamandan tasarruf edebilirsiniz. Fırınları odanızı ısıtmak için asla kullanmayınız. Bu durum çok tehlikeli ve pahalıdır. Sebzeli yemeği pişirirken az miktarda su kullanınız. Yüksek sıcaklıkta pişirmeye başlayınız. Buhar çıkmaya başladıktan sonra düşük sıcaklıkta pişiriniz. Böylece yiyecekler daha iyi ve hızlı pişer. Yüksek sıcaklıkta pişirme işlemine devam etmek, besin maddesinin yok olmasına neden olur. Düşük sıcaklık şartlarına fırını ayarlayarak, yiyeceği pişirerek enerji israfını önlemiş olursunuz.”
       

 “Kompakt floresan lambalar, normal lambalardan 5 kat daha az enerji tüketirler ve 10 kat daha uzun ömürlüdürler. Standart lambaların ömrü 750-900 saat iken kompakt floresan lambaların ömrü 10 bin saattir. Enerji koruyucu lambalar satın alarak, aydınlatma maliyetini yüzde 75 azaltabilirsiniz. Normal lambalar enerjinin önemli miktarını aydınlatmada değil, ısınmada kullanır. Daha büyük lambalar, daha fazla enerji üretmezler. Odadan ayrıldığınız zaman lambaları kapatınız. Lambaların daha iyi çalışması için kuru bezle temizleyiniz. Kirli ve tozlu lambalar, yüzde 25 daha fazla enerji tüketir. Bulanık görünüşlü kompakt floresan lambalar kesinlikle kullanmayınız.” Isıtıcılara ilişkin de şu önerilerde bulunuldu: “Oturma odasının sıcaklığının 20 dereceden fazla olmasına müsaade etmeyiniz. Odada 1 derecelik sıcaklık düşürme, yüzde 5’lik yakıt tasarrufuna neden olur.
   
   Hafta sonları veya tatil günleri evinizden ayrılıyorsanız, ısıtıcınızın veya radyatörünüzün vanasını kapatınız. Boş daireyi ısıtmak israftır. Isıtıcınızın veya radyatörlerinizin önüne kesinlikle eşya koymayınız. Sıcak hava hareketini önlemeyiniz. Aksi durumda ısınmak için daha fazla enerji harcarsınız. Pencerelerinizden güneş çekildiği zaman, ısının kaçmasını önlemek için perdelerinizi kapatınız. Kapalı ve uygun perdeler, pencerelerden ısı kaybını yüzde 25 oranında önler. Kış aylarında pencereye güneş ışınları değdiği zaman perdeleri açınız, bu durum evinizin ısınmasına yardımcı olur. Kışın radyatörün üzerine mermer ve çamaşır gibi herhangi bir malzeme koymayınız. Üzerinde çamaşır kurutmayınız.

       Radyatörlerinizin arkasına yansıtıcı koyunuz. Böylece radyatör başına yılda 6 dolar kazanırsınız. Alüminyum kaplı yalıtım levhası ile bunu sağlamanız mümkündür. Güneşli havalarda pencerelerinizi temizleyiniz, bu durum evinizin ısınmasına yardımcı olur. Banyo yapmak yerine duş alınız. Böylece daha az su kullanırsınız. Su ısıtıcınızın termostatını maksimum 50 dereceye ayarlayınız. Bu sıcaklık banyo ve mutfaktaki işler için uygundur.”
       
BULAŞIK VE ÇAMAŞIR MAKİNELERİ
       Bulaşık ve çamaşır makinelerinin kullanımına ilişkin öneriler şöyle: “Bulaşık makineleri; Bulaşıkları makineye koymadan önce soğuk suda çalkalayınız. Makineyi yarı dolu veya aşırı dolu şekilde kesinlikle çalıştırmayınız. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah veya akşam saatlerinde yıkama yapınız. Bulaşıklar için maksimum 60 derece su sıcaklığı yeterlidir. Makine çalışırken mümkünse banyo ve mutfakta aşırı su kullanmayınız. Çamaşır makinelerini tam doluyken çalıştırınız. Çamaşırları yıkarken sıcak su yerine ılık su kullanınız. Elektrik enerjisinin yüzde 90’ı suyu ısıtmada harcanır. 30-40 derece su sıcaklığı, çamaşır için en uygun sıcaklıktır.
       Çamaşırlar için doğru programı seçiniz. Çamaşırları aşırı kurutmayınız. Fazla harcanan enerjinin yanında aşırı kurutma elbiseyi tüylendirir ve yıpratır. Aşırı köpüren deterjan kullanmayınız. Az veya fazla miktarda deterjan kullanımı verimsiz temizleme demektir. Her yıkamadan sonra kurutucudaki filtreyi temizleyiniz. Soğuk suda temizleme yapan deterjanlar kullanınız.’

       

        Buzdolabı ve derin dondurucular bölümünde, “Evde enerjinin yüzde 15’i, buzdolabının çalışması için tüketilir” uyarısının ardından, şu öneriler sıralanıyor: “Dolabınızın soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklarda uzak yere yerleştiriniz. Böylece enerji tüketiminizi yüzde 10-15 azaltabilirsiniz. Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutmak gerekli. Daha düşük sıcaklık enerji israfıdır. Yemeklerinizi dolaba koymadan önce oda sıcaklığına kadar soğutunuz. Buzdolabının kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat ediniz. Sızdırmazlık kontrolü için beyaz temiz bir kağıdı kapı contası ile dolap kabinesi arasına koyunuz ve kapatınız. Eğer kağıt çok kolayca çekilebiliyora, buzdolabınız veye derin dondurucunuz hava alıyor demektir. Derin dondurucuda buz kalınlığının 7 milimetreden fazla olmasına müsaade etmeyiniz. Dolabın altında veya arkasında bulunan bobinleri yılda iki defa temizleyiniz. Temizlemediğiniz zaman, yüzde 25 daha az fazla enerji tüketerek ancak uygun sıcaklığı elde edebilirsiniz. Buzdolabını evinizin en sıcak yerine koyarsanız toplam enerji tüketiminiz yüzde 25 artar. Derin dondurucudan alacağınız bir kase buz parçasını dolabınızın ortasına koyunuz. Böylece 3-4 gün süre ile yüzde 5 daha az enerji harcarsınız. Buzluktan çıkardığınız yiyeceği dolapta eritiniz, bu durum dolabınızın soğumasına yardımcı olur ve az enerji harcar.”
       

11 Ocak 2013 Cuma

kapak toplama kampanyası bitti açıklaması


 https://www.facebook.com/photo.php?v=516198495081151&set=vb.209194709101536&type=2&theater

HER TÜRLÜ PLASTİK KAPAK (RENK, BOYUT, KIRIK VE EZİK OLMASI ÖNEMLİ DEĞİLDİR)


Saygı Değer Proje Gönüllülerimiz ;

Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurselen TOYGAR’ ın girişimleriyle başlatılan ve Proje Ekip Sorumlusu Bülent BAŞOĞLU ile koordinasyonu sağlanan projemiz tamamen engelli vatandaşlarımıza destek vermek amacıyla oluşturulmuştur. Tüm ambalajlarda bulunabildiği ve kolay toplanabildiği için plastik kapaklar tercih edilmiştir. Projemizin tekerlekli sandalye dağıtımları 12 Kasım 2010 ve 08 Nisan 2011 tarihlerinde saat 13.00' de Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültemizin Bilim Sanat Amfisinde, 13.08.2011 - 14:30' da İstanbul Carousel Avm'de yapılmış olup; Ara gönderimler de dahil dağıtımlarda şu ana kadar (220 ton kapak toplandı) 1035 adet araç teslim edilmiştir.

Kapak toplama amacıyla sosyal ağlarda birçok sayfa ve grup açılmış olup, bazı dernek veya kişilerin toplanan kapakları kişisel menfaatleri doğrultusunda kullanıldığı öğrenilmiştir.Bu nedenle proje gönüllülerimize sağlıklı bilgiler vermek amacıyla 04.05.2011 tarihinde resmi Facebook ve Twitter hesaplarımız açılmış, desteğinizle kısa sürede binlerce gönüllüye ulaşılarak güncel bilgiler aktarılmaktadır.

Tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olan bir çok engelli vatandaşımız maddi durum yetersizliği nedeniyle tekerlekli sandalye alamamaktadır! Projemiz ile gündelik yaşam koşullarında dışarı çıkamayan ve bu nedenlerle sıkıntı yaşayan engelli vatandaşlarımız desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Proje gönüllülerimizin desteğiyle toplanan plastik kapaklarımız yapılan anlaşmalar ile 3 noktaya teslim edilmektedir.

1- İzmirde Muzaffer Pınarbaşı Tesisleri
2- Antalyada Güvenç Kağıtçılık
3- Tarsus Kızılca Plastik

Bu noktalar, geri dönüşüm işçilerinin toplayarak getirmiş olduğu geri dönüşüme uygun ürünleri ücret karşılığında almaktadırlar.Projemizde ise parasal alışveriş söz konusu değildir.Tamamen engellilerimize destek vermek amacıyla başlatılan bir projedir.Projemizde dağıtılan Otto Bock Centro S1 model manuel tekerlekli sandalyeler 580 – 750 TL. arasında ücretlendirilmekte olup, projemize destek veren firmalarla yapılan görüşmeler çerçevesinde 250 kg. (160.000) civarında kapaktır. Bu sayı kapak büyüklüğüne göre değişkenlik gösterebilir. Kapak karşılığı 1 tekerlekli sandalye teslim anlaşması yapılmıştır. Her 250 kg kapak karşılığında 1 adet Otto Bock Centro S1 model manuel tekerlekli sandalye tarafımızca alınmakta ve sağlık kurulu raporuyla projemize başvuru yapan hak sahibi engelli vatandaşlarımıza sıralama ile verilmektedir.

Projemiz sosyal sorumluluk projesidir. Para alışverişi söz konusu olmadığı için afiş, kutu vb. kampanya desteği ürünlerde dağıtılmamaktadır.Tamamen siz değerli gönüllülerimizin desteğiyle geniş bir kitleye yayılacaktır.Projemizin sürekliliği sizlerin değerli desteğine bağlıdır.Miktar önemli değildir.Çorbada benimde tuzum bulunsun diyorsanız lütfen kapak toplayınız ve bize gönderiniz.Unutmayınız; her sağlıklı insan ( Bizler ) bir engelli adayıdır.
Her geri dönüşüm atığı geleceğimizdir ! Kapak dışındaki geri dönüşüm özelliği taşıyan diğer ürünleri ise lütfen Çevko Vakfına teslim ediniz.
Desteğiniz için teşekkür eder, Kapaklarınıza sahip çıkmanızı temenni ederiz. SON TARİH = 2012 YIL SONU OLUP, SÜREKLİLİĞİ DESTEĞİNİZE BAĞLIDIR.

Kapak dışında, geri dönüşüm özelliği taşıyan diğer ürünlerin teslimi konusunda lütfen Çevko Vakfından bilgi alınız.

Saygılarımızla,
Kapak Toplama Kampanyası Proje Destek Ekibi

Dünya'da her yıl çöpe atılan yemek artıklarıyla 3 afrika doyuyor...


 

Her yıl dünyada üretilen toplam gıdanın yaklaşık yarısı çöpe gidiyor.

Yılda 1.6 milyar tonu aşkın gıdanın israf edildiğini ve  bu miktarın büyük bir kısmının tüketici bilinçsizliğinden kaynaklandığını biliyormusunuz.

Araştırmacılar gıda israfında, satın alınan ürünlerin yarısının çöpe atıldığı Avrupa ülkeleri ve ABD’nin başı çektiğini belirtiyor:

Gelişmekte olan ülkelerde genelde yoksulluk yüksek olduğu için israf daha az.

Uzmanlar, son kullanma tarihlerinin satış stratejisi olarak gereğinden fazla kısa tutulduğu için milyonlarca ton gıdanın çöpe atıldığını ifade ediyor.

Ayrıca araştırmaya göre, yılda yaklaşık 550 milyar metreküp su hiç tüketilmeyen tarım ürünleri için boşa akıtılıyor.